Makale Özeti

Web Servisleri ve bu yolda ortaya konan mimariler anlatılırken genellikle “entegrasyon” , “kara kutu” veya “yapı taşı” sözcükleriyle dolu ifadelerle karşılaşılır. Bu yazıda web servislerinin iş süreçleri açısından değerlendirilmesi ve bu yolda getirdiği yenilikler üzerinde durulacaktır.

Makale

Web Servisleri ve bu yolda ortaya konan mimariler anlatılırken genellikle “entegrasyon” , “kara kutu” veya “yapı taşı” sözcükleriyle dolu ifadelerle karşılaşılır. Bu yazıda web servislerinin iş süreçleri açısından değerlendirilmesi ve bu yolda getirdiği yenilikler üzerinde durulacaktır.

Konuya giriş olarak “sanal organizasyon” teriminin anlaşılması faydalı olacaktır. Bu terimin anlamsal içeriğini ifade edebilmek için bir örnek ile başlayacağız.

İnternet üzerinden klasik bir satış işlemini düşünelim. Bir kullanıcı belli bir portalı kullanarak ihtyacı olan uygun yazıcıyı almak istiyor ve belli kriterlere dayalı olarak ödemesini kredi kartıyla gerçekleştirmek istiyor olsun. Bu durumda kullanıcının başlatacağı sipariş işleminden, istediği ürünün eline ulaşmasına uzanan zaman zarfında birbirini tetikleyen alt işlemler zinciri gerçekleşir.

• Müşterinin kredi kartından ürün ederi alınır.
• Finansal işlemler için arka plandaki muhasebe uygulaması bilgilendirilir.
• Stok yönetim uygulaması busatıştan haberdar edilir ve eğer stok belli bir seviyenin altına düşerse dağıtıcı yeniden alım yapabilmesi için bilgilendirilir.
• Satış veritabanı bu satış bilgisi ile güncellenir.
• Dağıtıcı tarafındaki satış uygulaması satışı gerçekleşen ürünün markasıyla birlikte bilgilendirilir.
• Dağıtıcı tarafında müşteri destek uygulaması tetiklenir ve satışa dair müşteri ve satış bilgileri güncellenir.
• Üretici firmanın satış uygulaması tetiklenir ve satıştan haberdar edilir.
• Ürün garantisi için üretici firmanın garantiyi sağlayan yuygulaması bilgilendirilir ve ilgili güncelleme yapılır.
• Üretici firmanın da üretim için gerekli hammaddeleri aldığı sağlayıcı yan firmaların uygulamaları da tetiklenir ve ilgili güncellemeler yapılır.

İşte bu sözü geçen her bir işlemi çeşitli coğrafi ayrılıklar altında toparlanmış tek bir işlem olarak görmek, her bir atomik işlemi de bir web servisi olarak hazırlamak ve ilişkide bulunulan diğer kurumlarla bütünleşik şekilde gerçek zamanlı ve gerçek verimlilikle çalışmak günümüzün yükselen değerlerinin başında gelmektedir.

Kısaca sanal organizasyon, dağıtık uygulamaların sanal bir bütünlükle, dışarıdan bakıldığında tek bir operasyonel birim olarak görülmesidir. Bu durum, küçük tuğlalar kullanarak bir duvar inşa etmek ve daha sonra duvarlarla bir bina oluşturmak gibi görülebilir.

Sanal organizasyonlar çeşitli avantajlarla öne çıkmaktadır. Bunlardan belki de en önemlisi dinamik olmalarıdır. Bunun anlamı iş ortaklarının değişebileceğidir. Yani sanal organizasyonlarda temel amaç ve odak noktası kurumların başarmaya çalıştıkları üretim veya hizmeti en iyi şartlarda gerçekleştirebilmeleridir. Buradaki birliktelik kavramı, ihtiyaçların devamı ile söz konusudur ve değişmeyen tek sabit değer “değişim”dir.
Bu noktada servis olarak tanımlayabileceğimiz her atomik işlem parçası belli bir süreçten söz etmeyi gerekli kılıyor. “İş Süreçleri”.

American Heritage Dictionary’de süreç kavramı “Bir sonuç üretmek amacıyla gerçekleştirilen eylemler, değişiklikler ve işlemler dizisi” olarak tanımlanır.

Ancak konumuz gereği en uygun tanım Workflow Managemet Coalition‘a göredir :
“İşlevsel rolleri ve ilişkileri tanımlayan organizasyonel bir yapı dahilinde işe veya işin gerektirdiği politikalara yönelik amaçları gerçekleştirmeyi hedefleyen bir veya birden çok prosedürler ve faaliyetler kümesidir.”

Eğer belli bir bütünlükten, değişken iş ortaklarından ve gerçekleştirilen belli işlemlerden bahsediyorsak bu durumda akla gelecek en uygun yaklaşımlar ağ teknolojilerindeki noktadan noktaya (Peer-to-Peer) iletişim şekilleri ve düğümler arası bağlantılar kurmaya oldukça benzer. Operasyonel işlem gerçekleştiren her birimi bir düğüm olarak görebiliriz, düğümler kendi içlerinde bir ağ meydana getirirler –örnek: şirket içi ağ, bu ağ ve buna benzeyen yan ağlar otonom sistemleri ve bunlar da federasyonları oluştururlar.


Yazının ilk kısımlarında bahsi geçen organizasyonlar buna benzeyen bir yapıda, aynen bir ağ içinde çeşitli düğümlerin değişebilmesi ile ağ içinde çalışmanın devamı gibi servis kalitesi bazında bir değişim yaşarlar –Bu durum ağ terminolojisinde QoS(Quality of services) olarak geçer.

Bir başka önemli benzetme de iki düğüm arası iletişim sağlanırken nasıl bir protokol kullanılıyor ve anlaşma bu protokol üzerinden sağlanıyorsa sanal organizasyonlar da kendi içlerindeki farklı birimlerle belli bir protokol üerinden anlaşırlar. Bunun için geliştirilmiş ve geliştirilmekte olan betimleme dilleri vardır. Bunlar XML tabanlıdır ve gerçekleştirilen işe uygun olacak şekilde hazırlanmıştır. Günümüzde de halen kullanılan EDI, SWIFT gibi kullanımların yeni alanlar için XML tabanlı olarak hazırlanmış halleridir.


Sonuç olarak web servisleri hayatımıza girdikçe ve kurumlar mevcut servislerini web üzerinde iş ortaklarıyla paylaşmaya başladıkça değişik düznlemeler, iş kolları ve ortaklıklar meydana gelecektir. İlerleyen yazılarda web servislerinin neler getireceğine, İş süreçleri yönetimindeki yerine, kurumlar arası ve süreçler arası formal iş akışı tanımlamalarına ve “anlamsal web” ile web servislerine açılan yeni ufuklara detaylı şekilde değineceğiz.

Gökay Burak AKKUŞ.

Referanslar:

Web Services And Virtual Enterprises