Makale Özeti

Her gün pek çok konuda karar veriyoruz. Bu kararların bazıları kişisel, bazıları ise temsil ettiğimiz kurum adına oluyor. Ne giyeceğimiz, öğle yemeğinde ne yiyeceğimiz, bir toplantının açılışını ya da kapanışını nasıl yapacağımız, nasıl bir tutum sergileyeceğimiz, tatile nereye gideceğimiz, yılbaşında sevdiklerimize ne hediye alacağımız gibi pek çok karar veriyoruz gün içinde. Bu makalenin devamını okuyup okumamak da bu kararlardan biri olacak.

Makale

Her gün pek çok konuda karar veriyoruz. Bu kararların bazıları kişisel, bazıları ise temsil ettiğimiz kurum adına oluyor. Ne giyeceğimiz, öğle yemeğinde ne yiyeceğimiz, bir toplantının açılışını ya da kapanışını nasıl yapacağımız, nasıl bir tutum sergileyeceğimiz, tatile nereye gideceğimiz, yılbaşında sevdiklerimize ne hediye alacağımız gibi pek çok karar veriyoruz gün içinde. Bu makalenin devamını okuyup okumamak da bu kararlardan biri olacak. (Bu noktada kabul edelimki başlığın vaadi oldukça büyük, ama bir şekilde dikkat çekmesi gerekiyordu)

En İyi Kararı Vermek
Bu da oldukça etkili bir başlık oldu bence. En azından bu bölümün içeriğini merak etmenizi sağlamıştır.
İyi kararlar veriyor olmak, iş dünyasında, en az günlük hayatta olduğu kadar önemlidir. Çalıştığımız kurumların yönünü ve etkinliğini yönetmek için pek çok karar veririz. Bu kararlar üretkenliği, pazarlamayı ve çalışanları doğrudan etkiler. Kararlarımızı maliyet, satış, hedef ve sınırlarımızı dikkate alarak veririz. Günlük hayatta olduğu gibi, iş hayatında da başarı, doğru karar verebilmeye doğrudan bağlıdır. Dolayısıyla bir kurumun başarılı olabilmesi için, çalışanlarının doğru kararlar alıyor olması gerekir. Bu kararları alan kişilere "decision maker" (karar verici) denir.

Karar Verici Kimdir?
Karar verme konusunda genel düşünce şirketin en tepesindeki kişinin, CEO, yönetim kurulu başkanı ya da genel müdürün doğru kararlar alan kişi olması gerektiği şeklindedir. Eğer bu kişi stratejik konularda doğru  kararlar alırsa, şirket başarılı olacaktır.

Günümüzde işler malesef bu şekilde yürümüyor. Tarih kitapları pek çok kusursuz planın uygulama aşamasındaki sorumlular tarafından alınan hatalı kararlar yüzünden başarısız oluşuyla ilgili örneklerle doludur. Napolyon'un kusursuz sayılabilecek stratejisine karşın uygulama aşamasındaki komutanlarının hatalı kararları yüzünden Waterloo'da yaşadığı büyük başarısızlığı bilmeyenler, uygulamadaki hatalı kararların kusursuz bir stratejinin başarısını nasıl etkileyebileceğine dair iyi bir örneği http://tr.wikipedia.org/wiki/Waterloo_Muharebesi adresinden inceleyebilirler.

Bu örnekten yola çıkarak günümüz iş dünyasında üst seviye yöneticilerin alacağı kararların ya da belirleyeceği stratejilerin, diğer kademelerin doğru kararlarıyla desteklenmediği sürece başarılı olma şansı yoktur. Buna ek olarak, üst yönetimin alacağı kötü kararlar ve belirleyeceği başarısız stratejiler, diğer kademelerin doğru kararlar almasıyla işletmenin daha doğru bir yön belirlemesine yardımcı olabilir.

Sonuç olarak günümüz iş dünyasında sadece üst yönetimin değil, tüm çalışamların birer karar verici olmasının, işletmenin kendi kendini denetlemesi ve alınan kararların her aşamada sağlamasının yapılması için son derece önemli ve faydalı olduğunu söyleyebiliriz.

Doğru Karar Nedir?
"Doğru Karar"ı en kısa şekilde "organizasyonu belirli bir hedefe doğru, istenilen zaman diliminde taşıyan karar" şeklinde tanımlayabiliriz. Elbette son derece geniş bir tanım oldu bu. Aslında bu tanımdan çok slogan oldu. Şimdi bu slogana dayanarak başarılı karar verebilmek için gerekli temel bazı kuralları ortaya çıkarabiliriz;

1. Peşinden gidebileceğimiz bir ya da daha fazla hedefimiz olmalı.
2. Bu hedefe olan uzaklığımızı ölçebilmemizin bir yolu olmalı.
3. Bu ölçümlerle ilgili bilgiler karar vericilere doğru zamanda ulaştırılmalı.

Elbette bu tanımlamayı yapmak işin kolay kısmıydı. Bu temel tanımlamadan yola çıkarak, verimli bir karar verme sürecinin işletmelerde uygulanmasını örneklemek için daha çok yolumuz var. Bir sonraki bölümde bu teorik konulara değinmeye devam edeceğim, sonrasında ise İş Zekası konusunu daha detaylı olarak ele almaya başlayacağız.

Kadir Sümerkent
http://www.uzmaninasor.com